“BEN BAŞARDIM,SENDE BAŞARABİLİRSİN
Bir insanın önüne koyulan fiziksel sınırlar değil, ona “yapamazsın” denmesi yorar ruhu. Bir rampanın olmaması değil, kalplerin kapalı olması zorlaştırır hayatı. Muratcan’ın başarısı bize şunu gösteriyor: Sevgi varsa cesaret vardır. Sevgi varsa üretim vardır. Sevgi varsa sanat vardır. 14 Şubat’ta sadece sevgiliye çiçek almak değil, toplum olarak birbirimize alan açmak gerekir. Engelli bireyleri “yardıma muhtaç” olarak görmek değil; eşit bireyler olarak kabul etmek gerekir. Çünkü sevgi, bir insanın en büyük erişim kartıdır. Ve sevgisizlik, en ağır engeldir. Bugün Muratcan’ın hikâyesine bakarken bir kez daha yüksek sesle söylüyorum: Asıl engel SEVGİSİZLİK’tir.
HAYATIN İÇİNDEN GEÇERKEN..
Sevgili ANATOLYA Gazetesi okuyucularım
Bu satırlar bir köşe yazısı başlığı değil,
ENGELSİZ BİR DÜNYANIN..
İçinde kaleme alınan
Bir eserin başlığı aslında..
15 Ağustos 1993’te Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Çamşıhlı köyünde dünyaya gelen Muratcan Ergün…
Bugün İstanbul Küçükçekmece’de ailesiyle birlikte yaşıyor. Ortopedik engelli bir birey olarak büyüdü ama hayatı hiçbir zaman eksik yaşamadı. Çünkü o, sınırları kabullenmek yerine anlam üretmeyi seçti.
Ben, akademisyen yazar Semanur PERİM, Muratcan ile yollarımız kesiştiğinde şunu bir kez daha gördüm:
Engel, sandığımız yerde değil.
14 Şubat geldiğinde vitrinler kırmızı kalplerle dolar, “sevgi” kelimesi dillerden düşmez. Oysa sevgi yalnızca romantik bir heyecan değildir. Sevgi; bir insanı olduğu gibi kabul etmek, potansiyelini görmek ve onu cesaretlendirmektir.
Muratcan’ın hayatında sevgi; ailesinin desteğinde, dostlarının yanında oluşunda ve en çok da üretiminde saklı. O müziği çok seviyor. Bir melodi başladığında dünyayla arasındaki tüm mesafeler kapanıyor. Müzik onun için hem terapi hem özgürlük.
Ama Muratcan yalnızca dinleyen değil, düşünen ve yazan bir ruh. Kendi kaleme aldığı eserlerinde hayat mücadelesini, içsel gücü ve insanın kendini keşfetme yolculuğunu anlatıyor. Kitaplarında acıyı romantize etmiyor; gerçeği olduğu gibi ortaya koyuyor. Okuyucusuna şunu söylüyor: “Ben başardıysam, sen de başarabilirsin.”
İşte bu yüzden diyorum ki;
Asıl engel SEVGİSİZLİK’tir.
Bir insanın önüne koyulan fiziksel sınırlar değil, ona “yapamazsın” denmesi yorar ruhu.
Bir rampanın olmaması değil, kalplerin kapalı olması zorlaştırır hayatı.
Muratcan’ın başarısı bize şunu gösteriyor:
Sevgi varsa cesaret vardır.
Sevgi varsa üretim vardır.
Sevgi varsa sanat vardır.
14 Şubat’ta sadece sevgiliye çiçek almak değil, toplum olarak birbirimize alan açmak gerekir. Engelli bireyleri “yardıma muhtaç” olarak görmek değil; eşit bireyler olarak kabul etmek gerekir.
Çünkü sevgi, bir insanın en büyük erişim kartıdır.
Ve sevgisizlik, en ağır engeldir.
Bugün Muratcan’ın hikâyesine bakarken bir kez daha yüksek sesle söylüyorum:
Asıl engel SEVGİSİZLİK’tir.








0 Yorum